Kablo Çekimi
Kablo çekimi bir ekleme işidir. Mevcut tesisat yerinde kalır; ona yeni bir kol eklenir, var olan bir kol uzatılır ya da yetersiz kalmış bir kablo daha kalınıyla değiştirilir.
İşin görünen kısmı kablonun kendisidir. Süreyi ve maliyeti belirleyen ise kablonun nereden geçeceğidir.
Önce sınır: ekleme mi, yenileme mi
Bu ayrım işin ölçeğini tümüyle değiştirir, o yüzden en başta netleşmeli.
Kablo çekimi, gövdesi sağlam bir tesisata kol eklemektir. Eklenen kol yeni ve sağlamdır — ama bağlandığı gövde eskiyse, yeni kol o gövdenin zayıflığını taşımaz, sadece üstüne biner.
Pratik ölçüt şu: eklenecek hattın bağlanacağı yer sağlam mı? Pano, ana besleme ve o bölgedeki mevcut hatlar iyi durumdaysa ekleme mantıklıdır. Değilse eklediğiniz yeni hat, eski bir sisteme bağlı yeni bir parça olarak kalır ve sorunu ertelemekten başka bir işe yaramaz.
Bu yüzden ekleme öncesinde bağlantı noktasını ölçüyoruz. Sonuç "burada ekleme yapılmaz" çıkarsa bunu söyleriz — iş almak için sağlıksız bir hatta kol eklemiyoruz.
Sıva altı mı, sıva üstü mü
Mevcut bir yapıda çekim yapılıyorsa iki yol var ve seçim çoğunlukla kırım isteyip istememenize bağlı.
Sıva altı — duvarda kanal açılır, kablo boru içinde geçirilir, üzeri kapatılır. Kalıcı ve görünmez sonuç verir. Bedeli: toz, kırım, ve arkasından gelen alçı ve boya işi. Yeni yapıda veya tadilat sırasında doğal tercih budur.
Sıva üstü (kablo kanalı) — kablo yüzeyde, plastik kanal içinde ilerler. Kırım yok, iş aynı gün biter, sonradan değiştirmek kolaydır. Bedeli: görünür kalır.
Asma tavan ve alçıpan boşlukları — varsa en avantajlısı. Kırım da yok, görünürlük de yok.
Süpürgelik ve kapı üstü geçişleri — kısmen gizlenebilen ara çözümler.
Hangisinin mümkün olduğu keşifte belli olur. Tadilat planınız varsa sıra önemlidir: önce elektrik, sonra alçı ve boya. Tersi yapılırsa aynı duvar iki kez açılır.
Kesit neden pazarlık konusu değil
Kablonun kalınlığı — kesiti — estetik veya maliyet tercihi değildir; hattın taşıyabileceği akımı belirler.
İnce bir kablodan fazla akım geçtiğinde kablo ısınır. Isınan kablonun yalıtımı zamanla sertleşir ve çatlar. Bu, gözle görülmeyen ve yıllar sonra kaçak ya da yangın olarak ortaya çıkan bir süreçtir.
Kesit üç şeye göre belirlenir: hattın besleyeceği yük, hattın uzunluğu, ve kablonun geçtiği ortam. Uzunluk özellikle atlanır — uzun bir hatta ince kablo kullanılırsa uçta gerilim düşer ve cihazlar düzgün çalışmaz.
Bir sigorta da kesite göre seçilir. Bu yüzden "kabloyu ince çekelim, sigortayı büyük takarız" gibi bir çözüm yoktur: sigorta kabloyu korumak için vardır, kablodan büyük seçilirse koruma ortadan kalkar.
Mevcut yapıda çekimin zorlukları
Boş bir inşaatta kablo çekmek ile oturulan bir evde çekmek aynı iş değildir:
- Güzergâh sınırlı — mevcut borular dolu olabilir, yeni boru geçirmek gerekebilir
- Mobilya ve eşya — çalışma alanının hazırlanması işin bir parçası
- Toz kontrolü — kırım varsa alanın izole edilmesi gerekir
- Mevcut hatların yeri bilinmiyor — kanal açılacak duvarda başka kablo olabilir; bu durumda önce hat tespiti yapılır
- Ortak alandan geçiş — apartmanda hattın ortak alandan geçmesi gerekiyorsa yönetim izni gerekir
- Çalışma zamanı — gürültülü kırım işleri saat kısıtına takılabilir
Bunların hangisinin geçerli olduğu keşifte belirlenir; işin bir günde mi yoksa birkaç günde mi biteceğini de bunlar belirler.
Kablo çekimini gerektiren tipik durumlar
- Yüksek güçlü bir cihaz için kendi hattı gerekiyor
- Mevcut hattın kesiti yetersiz kalmış, gerilim düşüyor
- Yeni bir oda, bölme veya alan elektriklendirilecek
- Priz veya aydınlatma noktası eklenecek ve mevcut hat taşımıyor
- Duvar içinde kopmuş bir hat onarılamıyor, yerine yenisi çekiliyor
- Dış mekâna veya bağımsız bir yapıya hat götürülecek
Son iki maddede sık karşılaşılan bir soru şudur: kopmuş hattı onarmak mı yeni çekmek mi daha doğru? Cevap hattın yaşına ve kopmanın sebebine bağlıdır — tek noktada mekanik hasarsa onarım, yaşlanma kaynaklıysa yeni hat mantıklıdır.
